16 Aralık 2009 Çarşamba

aslında ben...

ben aslında
o kadar özlüyorum ki seni
hiç bir yere gitmişliğin de yok
yanıbaşımdasın
kaybetmişim sanki seni
hiç bulamamışım.

sanki kışın soğuğunda
yüzüme bir tokat vurmuş
gitmişsin.
aslında hiç gitmedin.
ama ben o kadar özlüyorum ki

kendi kendime kaybediyorum seni
sonra buluyorum kendimi kandırarak
farkında olmadan istediğini...

ben aslında o kadar özlüyorum ki seni
sen yanıbaşımdayken...
sen hiç farkında değilken
ben kendi kendime oyunlar oynuyorum.

evet aslında ben
kimse bilmez...
bir sabahım
yavru bir kedi tırmalar gibi
erişir ya dalgalar
zaten yorgun düşmüş kumlara
geceki muharebeden sırıl sıklam...

işte öyle biten her gecenin ardında
sabah olduğunda kendi kendime
aslında ben...
aslında ben diye diye
bünyeleri acıtan bir dolu tanesiyim.
iri bir yağmur damlası sanılan...

16 Kasım 2009 Pazartesi

Benim Yerime

ben artık yatar...
size bırakarak bu pencereden baktıklarımı
karınca misali yürüyen hayatları merak etmeyi
bu masayı ve üzerindeki döküntüleri
hayal kurmalarımı, yapamamalarımı

ben uyanana kadar tadını çıkartın
çiçekleri koklamanın
uzaklardan gelen bir dalganın kıyıya vuruşunu
bekleyin benim yerime
karanlıkta nöbet tutun

ben bu gece uyurken
rüyalarımı siz soluyun.
bana hiç anlatmayın.

ARB

4 Kasım 2009 Çarşamba

pro shots


serin

nadide ipek bir iplik ellerimi kollarımı bağladı
umuyorum ki acıtsın ama okşuyor serince
mavi gök ve yine mavi bir deniz
gülümsüyorum herkese
hapsolduğum bu cennetten

ne seni, ne beni dinliyorum
arkama aldım artık güneşi
mavi gök
mavi deniz
sen...

gülümsüyorum herkese
hapsolduğum bu cennetten...

arb

buz mavisi

bazen bir kutba
fırlatasım gelir seni
diğerine de ben giderim
yavaş yavaş

bir saman aleviyle
eriyeceksin diye korkarım
ardında kalan küller
umutsuzluk olur

gözlerimi kapatıp kokladığım
görünmez çiçek

üşüten buz mavisi

bazen bir kutba fırlatasım gelir seni...

arb

arabesk

ARABESK BİR SEYLER SÖYLEMEK HALİNDEYİM
YALANCI HÜZÜN TANELERİ GİBİ
'ORADAKİ' EVLERİN CAMLARINA ÇİĞ DÜŞMEK
ÜZEREYİM



VAZGEÇİLEMEYEN BİR SEYİR HALİNDE
KÖŞELERİNE ÇARPIP TAM ORTASINDA
'O'MEYHANENİN...


'KARANLIK GÖK YÜZÜNDEKİ O PARLAK YILDIZLARI
TUTUP UÇLARINDAN BİRLEŞTİRMEK'
İÇİN İÇELİM İÇELİM....

arb

bu kadar mı?

cennet böyle güzel olur mu?

sadece mavi mi vardır
ya toprak rengi
hatta yeşil
çiçeklerin arkasında
gülümseyen...

kelepçeler hep ipekten
müzikler hep hicaz...
burası cennet olsa gerek
yada aldanmış bir adamım ben
mavi gökyüzü altında
ahh deyip de
gülümseyen...

cennet bu kadar mı güzel olur?

ARB

gökyüzü ve yenik mavi

ben kendimi anlatamadım bu gökyüzüne
gözlerim de soldu bakmaktan güneşe
yanmak isteyince kışın bile yakar
üşümek isteyince isteksiz bir bulut
çekebilirim üzerine


çare bulamadığım serin bir esinti
yılgın bıraktı o tüm kılavuz
kanatları...

ve o mutluluk,
sepha rengi bir fotoğrafta
mavi yi yenmek...

arb

yağmur birikmiş dudaklarımda

DUDAKLARIMDA YAĞMUR BİRİKMİŞ
KONUŞAMAMAM ONDAN...

SADECE KÜFREDEBİLİYORUM
O DA İÇİMDEN...

YAPRAKLARA VURAN SENİN ÇIĞLIĞIN
PENCEREMDEN DUYDUĞUM

BENİMSE
DUDAKLARIMDA YAĞMUR BİRİKMİŞ
KONUŞAMAMAM ONDAN...

ARB

sarı çizgi

merdivenleri koşar adım değil
koşarak iniyorken,
mutluluk değil de, üzgün olmama hali
bir şeyleri kaçırmayış...

duvarda asılı büyük saat
beyaz üstüne siyah işaretler
saat 12 ye 5 var...
yine hiç gecikmeden

tam o sırada bir rüzgar
arkasından kovalayan var gibi
dolduruyor ölüm sessizliğini
yine o plastik kokusu
cehennemden kaçan insanlar...
cok uzaklara gidemeyecekler.

sarı çizginin hükmü kalmıyor...
inliyor telaşlı ayaklar altında.

sessizce fısıldıyorum:

sarı çizgiyi geçmek
tehlikeli ve yasaktır.

ARB

varlığın - yokluğun

sen yok olana kadar
varlağını fark edemeyeceğim.
sen hep bir adım ötede duran
ve zaman zaman ayaklarıma dokunan
deniz gibi oldun
sarılmak için hep yarını bekledim
med cezirin olmadı hiç

ben güneş kovaladım hep
gün batmaya gittiğnde
aklıma geldin
med cezirin olmadı hiç
sarılmak için hep yarını bekledim.


sen yok olana kadar
varlığını fark edemeyeceğim
sen hep bir adım ötede...
gitmeni bekleyeceğim.

ARB

başıma belaydı

BAŞIMA BELAYDI

adı maviydi. bir güzel kızdı
hani denizler mavi ya öyle işte
siyah ürkek bir elbise giyinmiş
üzerinde pembe çiçekler
aklımda kalacak kadar belirgin renkte


her şey bittiğinde sepha rengiydi heryer
dalında sallanan bir yapraktı düştü düşecek
titriyordu elleri
ıslanmiş bir kedi yavrusu bakıyordu
sarıl bana diyordu gözleri...


o an anlamıştım başıma belaydı

adı maviydi. denizler mavi ya öyle işte

ARB

parladığında yanılgıların

YİNE SON BAHAR. BU KAÇINCI SON BAHAR
İLK OLANI ÇABUK TÜKETMİŞİZ.
BU YÜZDEN ÇARESİZ
SABAH OLDUĞUNDA
PİŞMANLIĞINLA ÖRT ÜŞÜYEN AYAKLARINI

ÜZÜNTÜLERİNE BENİM ADIMI VERECEKSİN
SEVİNÇLERİNDE HATIRLAMAYACAKSIN BİLE BENİ
BİR MASAYI SÜPÜRÜR GİBİ EKMEK KIRINTILARINDAN
PİŞMANLIĞINLA ÖRT ÜŞÜYEN AYAKLARINI

DOĞAN GÜNEŞ ARTIK ÇOK GEÇ DİYOR
PERDELERİNİ AÇMAK BİLE İSTEMEYECEKSİN
SABAH OLDUĞUNDA
PİŞMANLIĞINLA ÖRT ÜŞÜYEN AYAKLARINI

PARLADIĞANDA YANILĞILARIN
ÖLÜM GİBİ GERÇEK OLDUĞUNU ANLAYACAKSIN
HANİ O GÜN AĞLADIĞININ...


ARB

ıslanmamış ama nemli

BEN BU GECE YOLUMU DEĞİŞTİRDİM
BÜTÜN GECE SARHOŞ MUYUM BELLİ DEĞİL
ISLANMAMIŞ AMA NEMLİ
PARKE TAŞLARI ÜZERİNDE ADIM ADIM

KARANLIK YÜZÜNÜ ÇEVİRDİ
SARHOŞSUN DEDİ
HER NEFESİM YÜZÜNE VURDUĞUNDA
ŞAŞIRDIM DESEM KİMSE İNANMAZ

SOĞUK YÜZÜME VURSUN DİYE BEKLEDİM
SİGARAM KIRMIZI İÇİME ÇEKTİM
KARANLIK İÇİNDE KURŞUN BİR MERMİ GİBİ
TÜM GÖZLERİ ÜZERİMDE HİSSETTİM

O BÜTÜN YANAN IŞIKLARIN GELDİĞİ
KORKAK PENCERELER AÇILSIN
TANIMASINLAR BENİ
GÜRÜLTÜLER ÇOK UZAKTA...

BEN BU GECE YOLUMU DEĞİŞTİRDİM.
HİÇ BİLMEDİĞİM BİR SOKAĞA GİRDİM
BEN HEP BÖYLE KALACAĞIM
ISLANMAMIŞ AMA NEMLİ...

ARB

hüzünlü bir vals gibi

soğuktan burnum donmuştu
kırmızı emektarlar zillerini çalarlardı
bir meyhane çıkışı. sarhoş ayaklarım
aklım giderdi yıllar öncesine
ah derdim seni göremeyecek miyim?
o karanlık ve insan uğultularıyla dolu gecede
sen sıcak iklimin tedirgin ve sessiz kızı
üzerimde istanbulu hiç tanımamış bir ceket
üşüyorum...

soğuktan burnum donmuştu
ve soluduğum her nefes
her nefes geceye pişmanlık katıyordu
bir daha göremeyecek miyim seni
adımlarım hüzünlü bir vals gibi
sarhoş...


arb