14 Ocak 2010 Perşembe
16 Aralık 2009 Çarşamba
aslında ben...
ben aslında
o kadar özlüyorum ki seni
hiç bir yere gitmişliğin de yok
yanıbaşımdasın
kaybetmişim sanki seni
hiç bulamamışım.
sanki kışın soğuğunda
yüzüme bir tokat vurmuş
gitmişsin.
aslında hiç gitmedin.
ama ben o kadar özlüyorum ki
kendi kendime kaybediyorum seni
sonra buluyorum kendimi kandırarak
farkında olmadan istediğini...
ben aslında o kadar özlüyorum ki seni
sen yanıbaşımdayken...
sen hiç farkında değilken
ben kendi kendime oyunlar oynuyorum.
evet aslında ben
kimse bilmez...
bir sabahım
yavru bir kedi tırmalar gibi
erişir ya dalgalar
zaten yorgun düşmüş kumlara
geceki muharebeden sırıl sıklam...
işte öyle biten her gecenin ardında
sabah olduğunda kendi kendime
aslında ben...
aslında ben diye diye
bünyeleri acıtan bir dolu tanesiyim.
iri bir yağmur damlası sanılan...
16 Kasım 2009 Pazartesi
Benim Yerime
ben artık yatar...
size bırakarak bu pencereden baktıklarımı
karınca misali yürüyen hayatları merak etmeyi
bu masayı ve üzerindeki döküntüleri
hayal kurmalarımı, yapamamalarımı
ben uyanana kadar tadını çıkartın
çiçekleri koklamanın
uzaklardan gelen bir dalganın kıyıya vuruşunu
bekleyin benim yerime
karanlıkta nöbet tutun
ben bu gece uyurken
rüyalarımı siz soluyun.
bana hiç anlatmayın.
ARB
9 Kasım 2009 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



